Anayasa Mahkemesi: Disiplin Cezası Olmayan “Uyarma” Yazısının İptali İçin Dava Açılabileceği Yönünde kararı:
https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2022/47812
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü (İdare) Hukuk Müşavirliğinde avukat olarak görev yapmaktadır. İdarece başvurucunun mevzuat uyarınca müşavirlikçe yürütülmesi gereken iş ve işlemlerde gerekli özen ve dikkati göstermediğinden bahisle disiplin hükümlerinin uygulanacağı hususunda başvurucuya uyarı yapılmasına 19/3/2021 tarihli işlemle karar verilmiştir.
- Başvurucu, uyarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle İzmir 6. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. İdare Mahkemesinin 26/11/2021 tarihli kararıyla, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; dava konusu edilen işlemin disiplin cezası niteliğinde ve mahiyetinde olmayıp hukuk müşavirliğinde görev yapan başvurucu ile birlikte altı avukata bundan sonraki görev ve davranışlarında daha dikkatli olmaları gerektiği, aksi hâlde haklarında yasal işlem yapılacağının bildirilmesine ilişkin uyarı mahiyetinde olduğu belirtilmiştir. Ayrıca dava konusu edilen işlemin başvurucunun özlük dosyasına ve personel kayıtlarına işlenmediğinin ifade edildiğini, bu sebeple icrai bir nitelik taşımayıp tek başına herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacağını, dolayısıyla idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğinde olmadığını vurgulamıştır.
- Başvurucu, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi (istinaf mercii) 1/3/2022 tarihinde istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir.
27- Danıştay Onikinci Dairesinin 23/3/2016 tarihli ve E.2012/9161, K.2016/1578 sayılı kararında, kamu görevlilerinin disiplin cezaları dışında ve disiplin cezası niteliği taşımayan bir biçimde yazılı olarak ikaz edilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme bulunmaması nedeniyle disiplin cezası niteliği taşımasa da davacının özlük dosyasında bulunan bu işlemin davalı idarenin davacı hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınabileceği, davacının hukuki durumunu etkileyebileceği ve bu nedenle de idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerden olduğu belirtilmiştir. Yine Danıştay Onikinci Dairesinin 25/6/2013 tarihli ve E.2010/3249, K.2013/5666 sayılı kararında, davacının yazılı olarak uyarılmasına ilişkin işlemin disiplin cezası niteliğini taşımadığı açık olmakla birlikte söz konusu işlemin davacının özlük dosyasına konulması ve davalı idarenin davacı hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında, davacının hukuki durumuna ciddi etkileri olabileceği belirtilerek dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir nitelikte olduğu vurgulanmıştır.
28- Bu bağlamda Danıştay içtihatlarına göre bir kamu görevlisinin herhangi bir fiil veya davranışından dolayı disiplin cezası niteliği taşımayan bir şekilde, yazılı olarak ikaz edilmesine ilişkin işlemlerin icrai mahiyette olduğu değerlendirilerek idari davaya konu edilebileceklerinin kabul edildiği ve bu özellikteki işlemlerden doğan uyuşmazlıkların esasının incelendiği anlaşılmıştır.
- Mevzuatta kamu görevlilerinin yazılı olarak ikaz edilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tip işlemler esasen bir disiplin cezası niteliği taşımamaktadır. Bununla birlikte Danıştay içtihadında, özlük dosyasında saklanan söz konusu işlemlerin idarenin kamu görevlisi hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde (taltif/ceza/atama/görevlendirme/terfi gibi) dikkate alınabileceğinden hukuki durumunu etkileyebileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Anılan içtihattaki yaklaşımın öz itibarıyla statü hukukuna göre çalışan kamu görevlilerinin çalışma hayatının ve mesleki kariyerinin doğrudan, idare tarafından kamu personel hukuku kapsamında gerçekleştirilen birtakım işlemlerle şekillenmesi olgusuna dayandığı tespit edilmiştir. Buna göre Danıştayın söz konusu içtihadının idari işlemin icrailik niteliğinden hareketle dava konusu edilebilirliğinin tespitinde kamu yararı ile bireyin menfaatleri arasındaki adil dengeyi gözeten, objektif ve hukuken kabul edilebilir ölçütler içerdiği saptanmıştır (Ali Diren, § 67).
- Danıştay içtihadında benimsenen bu yaklaşıma göre somut olayda başvurucunun yazılı olarak uyarılması yolunda tesis edilen ve özlük dosyasında saklandığı anlaşılan söz konusu işlemin başvurucu üzerinde birtakım hukuksal sonuçlar doğurma kapasitesinin bulunduğu, bu hâliyle icrailik niteliğinin olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Bireysel başvuruya konu İdare Mahkemesi kararında ise Danıştay içtihadında belirtilen ölçütler kapsamında herhangi bir irdelemeye gidilmeksizin salt söz konusu yazının bir disiplin cezası olmadığı yönünde şekilci bir yaklaşımla hareket edilerek ortada idari davaya konu edilebilecek bir işlem bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı
33.Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
Yukarıdaki kararda anlaşılacağı üzere idarece iş ve işlemlerinde daha dikkatli olması yönünde yazılan yazı her ne kadar icrai işlem olmasa da idari davaya konuya işlem olarak değerlendirilmiştir.
Write a comment:
Notice: Undefined variable: user_ID in /home/erhankaplan/alikaplan.net/wp-content/themes/auto-repair/comments.php on line 100
You must be logged in to post a comment.