Mersin denince akla; “ Güneyin İncisi”, “Yeryüzü cenneti” evet daha bir çok güzelliklere sahip bir kent gelir. Herkes için bir çok güzellikler ve anlamlar ifade eden gerçek bir yeryüzü cenneti olan Mersin, Benim için de çok çok ayrı güzelliklere ve sevdalara sahip. Doğduğum, sokaklarında top oynayıp, gezdiğim ve her karışına terimi döktüğüm bir kent. Acıları, mutlulukları yaşadığım bir…
AĞAÇ ANA Geçen gün bir arkadaşımın gönderdiği bir resim beni çok etkiledi. Öyle ki, “Annelere “ sahip çıkılmasının çok güzel bir örneğiydi adeta. Bir ağaç,kendi içinden, tohumundan çıkan veya kuşların,rüzgarın getirip kucağına bıraktığı bir tohumdan olan bir fideyi adeta kucaklamış gibiydi. Özellikle bizim toplumumuzda “Ana/Anne” bizim için çok önemli. Bu ağaç adeta anne şefkatini resmediyordu….
YAZMALI MI? YAZMAMALI MI? Geçtiğimiz aylarda yaşadığımız müessif olay ve sonrası yaşadıklarımız neticesinde yazıp, yazmama konusunda çok kararsız kaldım. Düşündüklerimi yazıya dökmek daha doğrusu eleştiriler, haklılığımıza rağmen ağır gelebilirdi. Ama yazmamak da çare mi? Değil elbette. Görülmesi, anlaşılması gerekirdi. Mücadele etmeli. Yanlışların yanlış olduğu, eksiklerin neler olduğu anlatılmalı. Peki kim anlatacak? Ben, sen, O….
Bal arısı dendiğinden doğal olarak bize “çalışkanlığı” çağrıştırır. Bu tanımlamayı kabul etmeyecek yoktur diyebiliriz. Elbette arının çalışkanlığı tartışılmaz. Şimdi bu çok çalışkan canlı ile “yönetici” arasında bağ kurmaya çalışalım. Daha doğru bir ifadeyle yönetici bir “bal arısını” nasıl ve hangi yönleriyle örnek almalıdır. Yönetici olmak, yönetmek aynı zamanda gözetmeyi de gerektirir. Biz dönelim bal…